Bir hoparlörün doğuşu

Makaleleriniz » Elinizde olan veya yazdığınız makaleleri(teorik bilgi, nasıl çalışır gibi bilgiler) gönderin; ana sayfamızda isminizle beraber yayınlayalım. Ayrıntılı bilgi Haberler ve Duyurular forumunda mevcuttur.

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen hoparlör » 05 Mar 2010, 19:20

Maksat DIY olunca adamcağızlar da çeşitli mikrofonları test etmişler. Örneğin iki adet Behringer ECM8000 standart olarak düz bir frekans eğrisi vermeleri gerekirken şekillerde görüldüğü gibi çıkmış. Sadece bilgi olsun ama fabrika çıkışı bile standart olmuyor maalesef.
Eklentiler
ECM8000_2.jpg
ECM8000_2.jpg (32.55 KiB) 756 defa görüntülendi
ECM8000.jpg
ECM8000.jpg (32.75 KiB) 756 defa görüntülendi
hoparlör
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 1844
Kayıt: 02 Eyl 2007, 19:30
İl: İstanbul


Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen miriel » 21 Mar 2010, 23:10

Kabini dinlerken akşama kadar ettiklerini yayınlayayım dedim :)

kabin altındaki bazaya filtreyi zor sığdırdım. iki katlı değişik bi stratejiyle güzel bi görünüm ortaya çıktı. Tabiki bobinleride birbirinden etkilenmeyecek şekilde yerleştirdim.

Bobin yerleşiminde referans aldığım site http://www.troelsgravesen.dk/coils.htm

Bazanın alt kesit şekline göre delikli plaketi kestim, eni devre elemanları için yeterli olmayınca ekleme yaptım vazgeçilmez yapıştırıcı balli ve ek parçalarla.
Mid bobininin merkez noktası bass bobinlerinin merkez noktasının hizzasına gelecek şekilde delikli plaketi yukarda konumlandırdım.

DSCN1517.JPG

DSCN1518.JPG

DSCN1519.JPG

DSCN1521.JPG


Bass ve mid filtresi bir plakette, tiz filtresi ikinci kat olan ayrı bir plakette olacak şekilde ancak sığdı baza altına,

DSCN1531.JPG

DSCN1533.JPG


buda tiz filtresi,

DSCN1528.JPG

DSCN1530.JPG



DSCN1532.JPG

DSCN1536.JPG

DSCN1544.JPG


Son resimde mid ve tiz filtreleri seri bağlı bir kanaldan besleniyor, fakat seri bağlantıda filtreler birbirlerini etkileyerek kesim frekans noktasını karıştırıyor.
Bu yüzden seri değilde paralel bağladım, ohmaj düşmüş oldu sadece.
Bass ise ayrı bir kanaldan besleniyor.
Bass ve mid filtreleri second order bandpass filtre oldukları için artı ve eksileri girişte ters bağlayarak 180 derece faz kaymasını sağladık.
ikinci kabinin fitresi sırada...
İnanç GÜMÜŞLER
Kullanıcı avatarı
miriel
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 325
Kayıt: 09 Haz 2009, 15:57
İl: RİZE
Meslek: Makina Mühendisi

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen miriel » 21 Mar 2010, 23:27

Özürdileyerek odamdan bir görüntüyü sizlerle paylaşmak istiyorum, biraz fazla dağıtmışım ortalığı :)

DSCN1535.JPG


Buda abim ve filtre :)

DSCN1537.JPG
İnanç GÜMÜŞLER
Kullanıcı avatarı
miriel
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 325
Kayıt: 09 Haz 2009, 15:57
İl: RİZE
Meslek: Makina Mühendisi

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen e_cag » 22 Mar 2010, 12:43

Ben de kendi çalışma odamı görüntüleyeyim bir. Ya yabancı hissetmez ya da sizinki daha derli toplu olduğu için mutlu olursunuz. Herhalde bu başlık altındaki tüm mesajlarım "elinize sağlık" şeklindedir, bir kez daha diyeyim.
Yaptım yaptım kutulayamadım.
Kullanıcı avatarı
e_cag
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 1416
Kayıt: 10 Oca 2008, 02:06
Konum: Istanbul
İl: İstanbul
Meslek: Kimyager

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen miriel » 22 Mar 2010, 20:36

e_cag yazdı:Ben de kendi çalışma odamı görüntüleyeyim bir. Ya yabancı hissetmez ya da sizinki daha derli toplu olduğu için mutlu olursunuz. Herhalde bu başlık altındaki tüm mesajlarım "elinize sağlık" şeklindedir, bir kez daha diyeyim.


Anneme bu msjınızı okutmam lazım :)
İnanç GÜMÜŞLER
Kullanıcı avatarı
miriel
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 325
Kayıt: 09 Haz 2009, 15:57
İl: RİZE
Meslek: Makina Mühendisi

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen miriel » 23 Mar 2010, 03:04

filtrebağlantı.JPG

filtre_sema.JPG
filtre_sema.JPG (19.56 KiB) 627 defa görüntülendi
İnanç GÜMÜŞLER
Kullanıcı avatarı
miriel
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 325
Kayıt: 09 Haz 2009, 15:57
İl: RİZE
Meslek: Makina Mühendisi

Reklamlar

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen hoparlör » 23 Mar 2010, 18:29

Bu bobinler bana çok sevdiğim halka şeklindeki tatlıları hatırlattı :) Çocukluğumda yemek için debelenir dururdum. Bir de İzmir üzümlü yağlı kağıda sarılı silindirik kekler, bunları aldırabilmek için yalvarır dururdum. O zamanlar Ankara'daydık, sonra İstanbul'a gelince unuttum, şimdilerde bunları yapan yerleri bulup çocukluk hevesimi gideriyorum.

Benim odam her zaman senden dağınıktı, halen de çok dağınık. Ama bilerek dağıtırdım, bir tatafta açılıp sökülmüş teypler, bir tarafta malzemeler, kitaplar vs. Öylece bırakırdım, kimseye toplatmazdım. Bir eşyanın yeri değişti mi hemen farkeder, kıyameti koparırdım. Bu yüzden hiç dert etme, benim odam olsa zaten zeminde demir klorür lekeleri sarı sarı dururdu :)

Doğrusu uzun zamandır Türk malı bobin göremiyorum :D Hele DIY için olanını hiç desem yeridir. Gayet güzel görünüyorlar, ama seslerini çok da merak ediyorum. Ses var mı ses ? :D
hoparlör
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 1844
Kayıt: 02 Eyl 2007, 19:30
İl: İstanbul

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen Ersoy » 23 Mar 2010, 22:50

Başından beridir izliyorum. Emekleri görüyorum. Vallahi bravo.

Gökhanında dediği gibi ses varmı ses?

Birde senin odanın 10 sene sonraki hali benim durumum. Artık okadar dağılmıştımki, benim bir atölye yapmam gerekti. Önce atölye tertipli, düzenli, tenha idi. Şimdi senin odayı, abartmıyorum, Gökhan il Emin bilir, 100 ile çarp. :D
Kainat, düşünceleri değil, hareketleri alkışlar.
Ersoy
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 455
Kayıt: 22 Şub 2007, 15:49
Konum: istanbul

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen miriel » 24 Mar 2010, 00:32

Vallahi oda konusunda yanlız olmadığıma sevindim, artı olarak teselli gibi geldi bu msjlar :) Gerçekten malzeme toparlamak çok vakit alıyor, mecbur bütün nevaleyi göz önüne yığıp, lazım olduğunda aramak yerine hemen kullanmak zamandan kazanç sağlıyor ve işten soğutmuyor. Dağınık ama herşeyin yeri belli aslında :)

Ses gayet güzel, sami yusufun almuallim şarkısını dinlerken ilkdefa biyerlere gittim :)
Tek kabini dinledim, çift olduklarında inanıyorumki çok daha güzel olacak. Şuan ki durumda kesimler yerli yerinde. Tweeter, mid ve bass üzerine düşen görevi yapıyor. Önceden dinlediğim şarkılardan birinde frekansların arasında kaybolan parmak şıklatma sesinin olduğunu farkettim... Detayları daha net duyabiliyosunuz. Tız cıs cıs ederken insan sesi hiç karışmadan kulağa geliyor. Bunca emeğin sonucunu beklenilen doğrultusunda duymak çok güzel birşey. Kulağım çok iyi değildir ama bu hoparlörlerle müzik dinledikçe iyi olacağına inanıyorum :)

Referans verirsem daha doğru algılanır. Leptopum asus N61 serisi. Kullananlar bilir sesini, gayet temiz ve nettir. Kabini dinleyene kadar benim içinde öyleydi :) Aynı ses şiddetinde leptopa geçiş yaptım, kulağım polifoniğe benzetebileceğim gibi bir ses algıladı. En güzel referans size bunu verebilirim. Leptop ile arada bayağı fark var. Sistemde subwoofer olduğu zaman hareketli müzikleri dinlemek daha zevkli olacaktır. Şuan için flat dinleme yaptım.
İnanç GÜMÜŞLER
Kullanıcı avatarı
miriel
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 325
Kayıt: 09 Haz 2009, 15:57
İl: RİZE
Meslek: Makina Mühendisi

Ynt: Bir hoparlörün doğuşu

İletigönderen hoparlör » 24 Mar 2010, 13:11

Tanımlamaları gayet yerinde, özellikle pasif filtreleri kullanıp dinlemeye başlandığında bir hoparlörden verim alabilmek için neden bu kadar uğraşıldığını insan daha iyi anlıyor. Gerçekten "crossover" bir hoparlör sisteminin kalbidir. Hangi tip sürücüleri yani hoparlörleri kullanırsanız kullanın, nasıl bir kabin yaparsanız yapın, eğer filtreniz iyi değilse sonuç hüsran olacaktır.

Önce biraz hesapla uygun bir kabin tasarımı yapılır ve ancak sonra hoparlörler kabine monte edilmiş şekilde dinlenir ve akustik ölçümleri yapılır. Bu olmadan filtre hesaplanmaz ve her filtre de tasarlandığı kabine özeldir. Yani piyasadan gidip hazır bir filtre alırsanız evet ses çıkar ama işte öylesine rastgele birşeyler olur. Filtre kabin ve hoparlörler arasındaki en öenmli bağdır ve ses kalitesini doğrudan etkiler. Pasif filtrelerin bilinen faz vs. sorunları, sıcaklık ve manyetik alanlarla değişimleri gibi malzeme bağımlı dertlerinden başka amfi uyumu da önemlidir. Ancak bugün için çıkış katları damping faktörü, frekansla değişen hoparlör empedansı vb. pek sorunu halledebilecek kadar gelişmiştir. Uygun bir seçimle verim almak çok da zor değil. Lambalı bir amfi için yüksek verimli kabinler kullanmak, yüksek güçlü transistör/entegre amfiler ile verimin düşmesi pahasına daha az verimli ancak distorsiyonu az yani ses kalitesi yüksek kabinleri sürmek mümkün. Bu açıdan eşleştirme gerekiyor ama eskilere oranla çok daha kolay.

Farklı tarz müzikleri dinledikçe daha pekçok detay algılayacaksın ve kulağın da buna alışacak. Ancak bir tavsiye vereyim, özellikle ünlü operaları biraz dinleyip insan seslerine konstantre olmayı dene. Ya da bizim sanatçılardan ne bileyim, Sertap Erener, Fatih Erkoç gibi sesi yüksek ve geniş oktavlara yayılan vokallerin özellikle seslerini kullandıkları parçalarını biraz dinle. İnsan sesinin doğal net, ıslık haline dönüşmeden, çatırdayıp titremeden hoparlörlerden yayılmasını duyduğun an iş olmuştur. Ancak bunun için iki kabini de stereo dinlemelisin, bir de dinleme odasında sese çınlama katacak fazladan düz yüzey olmamalı, yani kabinleri doğru şekilde de yerleştirmelisin.

Hadi işin en keyifli tarafına geldin, komşuları da anneni de fazla kızdırma derim :D
hoparlör
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 1844
Kayıt: 02 Eyl 2007, 19:30
İl: İstanbul

ÖncekiSonraki

Makaleleriniz


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Google [Bot] ve 0 misafir